Reha Kadak

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Kadıköy yerle bir ediliyor!

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Kadıköy yerle bir ediliyor!
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Ülkemiz, bir deprem bölgesi olarak önemli fay hatlarının olduğu coğrafi alana sahip. Son yüz yılda yaşanan depremler de bunun kanıtı niteliğinde. İstanbul da bu fay hatlarının geçtiği şehirlerden biri. 1999 yılında yaşadığımız acı deprem sonucuyla şehir halkı olarak depreme karşı daha bilinci bir duruma geldik. Bu bilince ulaşmamızda bizleri bilgilendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ile Moda’da bir araya gelerek; Kadıköy’ün olası bir depremdeki durumunu, İstanbul’daki fay hatlarını, kentsel dönüşümün bölgeye olan katkılarını ya da zararlarını konuştuk.

Hocam, sizi 1999 İstanbul depremi sonrası daha çok tanıdık. O tarihten itibaren de bıkmadan, yılmadan İstanbul ve ülke halkının deprem konusunda bilinçlenmesi adına birçok televizyon programına katıldınız, çeşitli konferanslar verdiniz. İlk önce Kadıköy üzerinden konuşalım istiyorum. Kadıköy’ün zemini deprem konusunda ne durumda?

Kadıköy, 1894 depreminden etkilenmiştir. Kadıköy’ün büyük depremde etkileneceği Adalar fayı dediğimiz, Pendik açıklarından Büyükçekmece’ye kadar olan İstanbul’un 10 km güneyindeki fayın kırılacağı tezi öne sürülmüştür. Halbuki bu düşey bir faydır ve orada hiçbir ses yoktur. Bu anlamda 1894 depremi, Yalova Çınarcık’ta kırılmış ve İstanbul’u çok etkilemiştir. 1999 yılındaki depremden sonra “İstanbul’a büyük bir deprem gelecek ve bundan en çok Kadıköy etkilenecek” söyleminin bilimsel hiçbir dayanağı yoktur.

Kumburgaz çukuru ve orta sırttaki depremin yönünün doğu-batı yönünde olacağı, depremin Kadıköy ve özellikle Moda’yı vuracağı söylenmiştir. Oysa ki fayın kırılma biçiminin güney bloğu olan Marmara Denizi, batıya doğru hareket etmektedir. Kuzeydeki bölge doğuya doğru hareket edip, İstanbul’u vurmak yerine güneydeki grup batıya doğru hareket ettiği için Kadıköy’ü asla etkilememektedir. Kadıköy zemini Kurbağalıdere dışında, kıyı tarafı olsun Moda sırtları olsun kayalardan oluşmaktadır ve zemini oldukça iyidir. Fakat, kıyıdaki yeşil alanları deprem riski var diye imara açıyorlar. Bunu bahane göstermeye başladılar.

Şener Üşümezsoy

Moda Bostanı, tek afet toplanma alanı Moda’da. Kadıköy Belediyesi’nin oraya yönelik geliştirdiği proje hakkında ne düşünüyorsunuz?

Burayı kreş yapmak istiyorlar. Moda’da genç bir nüfus yoğunlukta değil, yaşlı bir nüfusa sahip. Halbuki burası deprem anında toplanmak için çok önemlidir, başka bir yer kalmadı ki Moda’da. İşte az önce de dediğim gibi bu yeşil alanı da imara açma projesinden başka bir şey değildir bu kreş yapma durumu. Kreş yaparak, ilerde orada büyük binalar yapmaya zemin hazırlamadıklarını kim garanti verebilir? Bu durum ona fazlasıyla uygun. İlla bir şey yapacaksanız, spor alanı yapın buraya.

İlçemiz, deprem nedeniyle son yıllarda kentsel dönüşüm alanı içinde. Birçok yeni yapı yükselmekte Kadıköy’de. Bölgemizdeki kentsel dönüşümü nasıl görüyorsunuz?

Bağdat Caddesi’nde bir risk var dediler. Oradaki eski insanlar da evlerini yok pahasına sattılar. Ben onlara risk yok demiştim halbuki. Şu anda Kadıköy bölgesinde deprem riski var diye dönüşüm adına bir inşaat sanayi alanı oluştu. Bölge yerle bir ediliyor. Madem deprem riski var ve kentsel dönüşüm alanı ilan ettiniz, peki neden buralara gökdelenler inşa ediyorsunuz? Çin’de bile kendi son teknolojisine rağmen hem eski hem yeni binalar depremde yerle bir oldu.

Terör nasıl turizmi yok ettiyse İstanbul’da, deprem söylentisi adına kentsel dönüşüm de Kadıköy’ü yok ediyor. Çünkü, Kadıköy güzel bir yer. Cazibe merkez yaratmak istiyorlar. Bunun için de kentsel dönüşümü bahane olarak kullanıyorlar. Zemini sağlam yeri, sağlam değilmiş olarak gösteriyorlar. Madem İstanbul’da büyük deprem olacak diyorlar, o zaman oraya kentsel dönüşüm için yeni binaları yapmayı derhal bırakın, çünkü söylenti olan o  büyük deprem ormanları bile yerinden oynatır. Tamamen senaryo bunlar.

Marmara’yı ve İstanbul’u bekleyen bir deprem riski var mı? Yakın zamanda İstanbul bir deprem bekliyor mu?

1999’dan bu yana sürekli vurguluyorum; Marmara Denizi’nde bugün risk taşıdığı söylenen fay Silivri çukurundan başlayıp, Kumburgaz sahilinden kıyıya paralel olarak Büyükçekmece’ye kadar uzanan 30 km’lik bir fay. İkinci bir fay ise Büyükçekmece ve Küçükçekmece arasında Avcılar karşısından geçen 20 km’lik fay. Bu faylar toplamda Marmara için 50 km eder. 7 oranında bir deprem olayı söylenir. Biz buna 6 ila 6,5 olur diyoruz. Büyük oradan deprem olacağı bir spekülasyondur. Japonlar ve Fransızların yaptığı çalışmalar da gösterdi ki büyük bir oranda bir deprem olmayacak. Biz bunu yıllar önce söyledik. Toplumu, büyük bir deprem olacak diye oyaladılar. Deprem riski elbette var ama büyük bir deprem yok Marmara ve İstanbul’da.

Deprem konusunda devlet ve yerel yönetimler ne kadar çalışmalar yapıyorlar? Bu çalışmalar yeterli mi?

Toplumda deprem olgusu, kapitalizm anlamında inşaat sektörünün büyümesine araç olmuştur. Bu boyutuyla iktidar olsun ya da muhalefet olsun inşaat sektöründen payına alma yarışına girdiler. Deprem konusunda çok mühim çalışmalar olmuyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul için belediye başkanı adayı olduğu zamanlar bir çalışmalar yapıldı, ama öylece kaldı. İktidar da keza öyle, genelde söylem olarak kalıyor.

Bunu paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •   
  •  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir