Deniz İhsan Taşdelen

Kadıköylülerin kültür-sanat noktası: Kadıköy Atölye

Kadıköylülerin kültür-sanat noktası: Kadıköy Atölye
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

İnsanların ihtiyaç duyduğu farklı ve yaratıcı bir üretim sürecinin ortaya çıkabileceğinin kanıtı olan Kadıköy Atölye, içinde bulundurduğu birçok atölye ile kültür-sanatın gelişmesi yönünde adımlar atmaya devam ediyor.

Kurulalı henüz birkaç ay olan, fakat ürettiği işlerle Kadıköylülerin yoğun ilgisini çeken Kadıköy Atölye’de yetişkinler için kültür–sanat, edebiyat, şiddetsiz iletişim, yaratıcı okuma ve yazma, drama, müzik, felsefe ve sahne sanatları alanında birçok atölye ve etkinliğe ev sahipliği yapılıyor. Çocuklar için ise yaratıcı yazı, felsefe, yaratıcı drama, İngilizce drama, astronomi, kukla, kodlama, elektronik, jeux dramatigues, çocuk sanat, yaratıcı dans, flipbook, masala yolculuk, tohumun yolculuğu, karagöz yapım, hikayeli karakter tasarım atölyeleri, gerçekleşen ve gerçekleşmeye devam eden etkinliklerden sadece birkaçı…

Kadıköy Atölye

BURADA BİR ŞEY ÜRETİLİYOR…

Kadıköy Atölye’nin kuruluşunu ve geleceğe dair hangi üretim süreçlerinin planlandığını Kadıköy Life Dergisi’ne anlatan Kadıköy Atölye Eğitim Koordinatörü Şennaz Uzun; “Amacımız aslında nitelikli işler yapmak. Bütün kurumlardan uzak bir şekilde, ihtiyacımız olan kültür-sanat ile ilgili eğitimler, çocuklar için felsefe eğitimleri, çocuk kitabı yazarlığı eğitimi, şiddetsiz iletişim gibi birçok eğitimimiz var. Hem nitelikli insanlar olsun bunu yapanlar, hem de iyi insanlar olsun diye düşünüyoruz. Aynı zamanda bunca insanın gerçekten samimi bir şekilde buluşacağı bir mekân olsun dedik. Özetle, burada bir şey üretiliyor” dedi. Uzun, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

TAŞINDAN TOĞRAĞINA KOLEKTİF BİR BİÇİMDE OLUŞTURULDU…

“Ben öğretmenim. Daha önce Nesin Vakfı’nda gönüllü olarak çalıştım. Deprem bölgesinde çocuklarla çalıştım. Birçok arkadaşım var gönüllü çalışmalar yapan. Hepimiz farklı yerlerde çalışıyorduk. Kurumsallık denilen ve o samimiyeti yakalayamadığımız bir sürü yerde çalıştıktan sonra böyle bir yer açalım ve bir buluşma noktası olsun dedik. Yıllardır yaptığımız şeylerin aslında bir sonucu bu. Etrafımızda öğretmen, yazar, çizer, düşünür birçok insan var ama hepimiz farklı farklı yerlerdeydik. O yüzden de bütün birikimimizi aktarabileceğimiz bir yer osun diye burayı açmayı düşündük. Beş kuruş paramız yoktu aslında. Bu yüzden de çok cesaret edemedik. Gerçekten burası, taşından toprağına kadar kolektif bir biçimde oluşturuldu. Bir arkadaşımız elektriğini yaptı, başka bir arkadaşımız sandalyesini aldı. Tabak getirdi bir başkası. Reklam da böyle yapıldı. Bütün her şeyi dayanışmayla ortaya çıkan bir yer burası. 

YILLARDIR YAPTIKLARIMIZIN BİR SONUCU BURASI… 

Bizim yıllardır yaptıklarımızın bir sonucu burası. Geleceğe dönük olarak da bunları çoğaltmak istiyoruz. Parayla olan ilişkimiz de şu şekilde; kâr amacı güden bir yer değiliz, ama dernek de değiliz. Eğitmenlerimize belli başlı eğitimlerde para veriyoruz. Amacımız, buranın kendi kendini döndürmesi. O yüzden ücretli atölyelerimiz var ama eğitmen para almazsa ve koşullarımız uygunsa, ücretsiz atölyeler de yapıyoruz. Örneğin, bu ara tatilde çocuklarla yaptığımız bütün atölyeler ücretsizdi.

BİZİ BU SAMİMİYET AYAKTA TUTUYOR…

Biz burada çayımızı kahvemizi içiyoruz, hiçbiri ücretli değil. Her gelen bir şeyle uğraşıyor aslında. Geçenlerde şöyle bir şey oldu; çok mütevazi ama varlıklı olan bir kadın arkadaşımız eğitime geldi. ‘Bir gariplik var bu işte. Ben böyle yerlere gidip geliyorum. Gittiğim zaman kahvemi alırım ve eğitime çıkarım. Ama buraya geliyorum, bir bakmışım paspas yapıyorum. Gelirken ne eksik acaba, mandalina falan mı alsam diye düşünüyorum’ dedi. Herkes burada çalışınca ve kendi yeri gibi hissedince mutlu oluyoruz. Bizim istediğimiz de bu aslında. Bizi bu samimiyet ayakta tutuyor.”

      

Bunu paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •   
  •  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir